İçeriğe geç

Duy.
Dene.
Konuş.

Chat Up'ta İngilizce ezberlenmez. Kulakla başlar, denemeyle büyür, kafe masasında konuşulur.

Üç adım, tek sohbet.

  1. Duy.

    Dili önce kulak tanır. Şarkı, hikâye, gündelik sohbet. Anlam, kelime listesinden değil cümlenin içinden gelir.

    Sınıfta duyulan

    Head, shoulders, knees and toes.

    Baş, omuzlar, dizler ve ayak parmakları.

  2. Dene.

    Hata yapmak serbest. Oyunla, rol yaparak cümle kurulur. Düzeltme ceza değil, bir sonraki cümlenin ipucudur.

    Oyunda denenen

    Can I borrow your pencil?

    Kalemini ödünç alabilir miyim?

  3. Konuş.

    Sınıftan çıkınca da sürer. Kafede, gerçek bir masada, gerçek bir sohbette. Öğrendiğin cümle orada işe yarar.

    Masada söylenen

    Can I have a latte, please?

    Bir latte alabilir miyim?

Ezber mi, konuşma mı?

Ortadaki tutamağı sağa sola çek. Aynı ders, iki farklı sınıf.

Ezberle

  • Kelime listesi ezberlenir.
  • Sınıf sessiz, söz öğretmende.
  • Hata yapmaktan korkulur.
  • Ders zili çalınca biter.

Chat Up'ta

  • Kelime cümlenin içinde kullanılır.
  • Söz sırası herkese gelir.
  • Hata yapmak serbest.
  • Sohbet kafe masasında sürer.

Bir dersten kısa bir an.

Soru sorulur, cevap beklenir, sohbet kendi yolunu bulur. Altta Türkçesi var; derste yok.

Chat Up hocası gülümsüyor, arkasında elle çizilmiş harflerden bir duvar var

Good morning! How was your weekend?Günaydın! Hafta sonun nasıldı?

Good! I went to the sea.İyiydi! Denize gittim.

The sea! Who did you go with?Deniz mi! Kiminle gittin?

With my family. And my dog!Ailemle. Bir de köpeğimle!

Wow! What is your dog's name?Vay! Köpeğinin adı ne?

Pamuk! He can swim.Pamuk! Yüzebiliyor.

Nereden başlıyorsun?

Sana uyanları işaretle, kabaca bir tahmin yapalım. Sınav değil, sadece fikir versin diye.

Önce tanışalım.

Seviyeni, programını, gün ve saatini birlikte netleştirelim. İki dakikalık bir mesajla başlar.